geçen gece beni kendisiyle beraber güvenlik görevlisi olarak gören alpere misilleme yapmak için bende ikimizi gizli ajan olarak gördüm. Su altında bir görevimiz vardı. Suyun altına gömülmüş bir şehrin tıpasını arıyorduk. Mantığımca tıpayı çektiğimizde şehir deliğe gidecekti. Çift taklidi yapıyorduk. O yüzden bir masa da el ele oturuyorduk manita olmadığımızı anlamasınlar diye. Sonra birden alperin cazgır bir yavuklusu gelip işleri pok etti. Ben de bir panik bir heyecan allam ölecem. Alpere kıza söyle gitsin yakalanacaz diyorum . Dur görmüşken iki muhabbet edeyim diyo. Beni o arada yerden bişey çekmeye başladı. Ben diyim yer canavarı sen de, dötü yere yakın korkulan şey bilemiyorum. Çekiyoda çekiyo alpere içimden ana avrat sövüyorum tabii. Ah diyorum napıcaz şimdi. Sonra saatim aklıma geliyor. Saatime bastığım gibi göğe doğru fırlıyorum. Suyun yüzeyine kadar. O arada alperide yakalıyorum. Fırlama esnasında onsuz dönersem merkezde azıma tükürürler. Anaa bunun yavuklusuda alperin pantolonun paçasına asılıp yükselmiyu mu bizle. Napsak diyorum benim casio eski hepimizi taşımaz. Bi de bakıyorum alper kızın kafayı tekmeliyo lan diyorum vurma yazıktır. Yook diyo benle gelirse merkezdeki manita beni öldürür. Hangisi lan merkezde ki manita diye merak içinde sorarken ve dedikodu heyecanıyla dolarken suyun yüzeyine varıyoruz. Bide bakıyorum ki kara deredeyiz. Bizim köyün pokluı deresi yani. Öle işte yordanla dövüş ederkene uyandım.
birisi Irak'a tütsüyle nokta atışı yapar, diğerinin kafasına gemi düşer, yeşil köy sokaklarında tankla geziye çıkanlar, hırsızlarla dostluk kuranlar..
her daim kafası güzel arkdaşlarım var benim..
her daim kafası güzel arkdaşlarım var benim..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder